Enflasyon görünümünde riskler yukarı eğimli olmaya devam edecektir

Enflasyon görünümünde riskler yukarı eğimli olmaya devam edecektir
Enflasyon görünümünde riskler yukarı eğimli olmaya devam edecektir

Bizim beklentimiz aylık %0,90 ve yıllık %14,2 oranında bir enflasyon gerçekleşmesi yönündeydi. Geçmişten gelen kur artışı etkisinin fiyatlara yansıması ve emtia, enerji grubundaki artışların enflasyonu beklenenden daha fazla yükselttiğini görüyoruz.     Enflasyonun alt kalemlerine bakacak olursak; ana harcama gruplarının birçoğunda artış gözlenmektedir. Döviz kuru geçişkenliği çekirdek enflasyon görüntüsünde net bir şekilde izleniyor, gıda, enerji ve altın gibi değişken kalemlerin dışarıda bırakıldığı C göstergesinde yıllık bazda Kasım ayındaki %13,26 seviyesinden Aralık ayında %14,31 seviyesine sert yükseliş söz konusudur. Manşet enflasyondan daha yüksek artış gösteren kalemler olarak ev eşyası %3,46, ulaştırma %2,64 ve gıda %2,53 ile öne çıkmaktadır. Küresel petrol fiyatlarında yılın son çeyreğinde gözlenen toparlanma, enerji enflasyonunu da %4,3’den %5,6’ya hızlandırarak, ulaştırma grubundaki fiyat artışlarını açıklamaktadır. Kasım ayında %21,1 olan gıda enflasyonu ise Aralık ayında yıllık bazda %20,6 seviyesine yavaşladı, ancak gıdadaki artış etkisi hem aylık bazdaki fiyat artışlarındaki oynaklık, hem de kuraklık riskleriyle beraber enflasyonist risklere temel oluşturmaktadır. Önceki yıllara göre daha az yağışlı olarak geçen kış mevsimi, henüz bir tarımsal kuraklık etkisi görülmese de, ilerleyen aylarda tarımdaki verimlilik açısından fiyatlarda yansımasını gösterebilir.   TRY değer kaybı ve enflasyon karşılaştırması… (Kaynak: Bloomberg, TÜİK)   Enflasyonu besleyen birçok faktör vardır. ÜFE artışlarından gördüğümüz üzere, maliyet yüklenimi etkisi devam ediyor ve bu da geçmiş kur artışlarının TÜFE üzerine yansımasının tamamlanmadığını gösteriyor. Kur seviyelerindeki Kasım ayından sonraki stabilleşmenin etkisini henüz görme noktasından uzağız. Bu durum, enflasyondaki yapışkanlık riskini artıyor. Öte yandan, maliyet artışlarının gecikmeli tüketici fiyatı yansımaları ile beraber enflasyon ilerleyen aylarda da yüksek kalacaktır. Mevsimsel koşullar ve kuraklık riski gıda fiyatları açısından risk oluştururken; merkezi olarak belirlenen fiyatlarda da zam yapma politikasının devamı enflasyona yardımcı olmamaktadır. Yeni yıla girilmesiyle beraber; elektrik ve doğalgaza gelen zamların hem son kullanıcı, hem de üretim maliyetlerini etkilemesi açısından çarpan etkisi olacakken, köprü ve otoyol zamlarının da direkt etkiden ziyade nakliye, ulaştırma maliyetlerine yapacağı etki enflasyonu artırıcı şekilde olacaktır. Tütün ürünlerinin vergilendirilmesinde 6 ayda bir yapılan yeniden değerlemenin yapılmayarak vergi yükünün hafifletilmesi ise bu kaynaktan, yönetilen ve yönlendirilen fiyatlar üzerinden enflasyon artışına ilave katkıda bulunmayacaktır.   Türkiye’nin gerçekleşen enflasyona göre hesaplanan reel faiz oranı… (Kaynak: Bloomberg, TÜİK, TCMB)   Merkez Bankası, Sn. Naci Ağbal’ın göreve gelmesiyle başlayan süreçte TRY’deki değer kaybını dizginlemek için para politikasını basitleştirdi ve borçlanma maliyetlerini artırdı. %17 seviyesine getirilen politika faizi, enflasyon görünümü ile kıyaslandığında koruma sağlıyor gibi görünüyor. Bu yüzden mevcut politika patikasında yeterli görülebilir. Merkez Bankası’nın Ortodoks politikaları devam ettireceğini ve enflasyon risklerini gözeteceğini varsayıyoruz. Aralık enflasyonuna göre hesaplanan reel faiz %2 üzerindedir. Nisan ayında tepe yapması beklenen ve Mayıs ayından sonra düşüşüne ağırlık vermesi beklenen enflasyon görünümü çerçevesinde, ilave artışlar reel faiz pozisyonunun zayıflamasına neden olacaktır. Enflasyonda düşüşün gecikmesi ve %15 üzeri bandın yılın ilk aylarında görülmesi gibi durumlarda Merkez Bankası’nın bir artış daha değerlendirme durumu olabilir. Bizim enflasyon varsayımımız, yılın ikinci yarısında düşüş olmakla beraber 2021’in %10-11 aralığı içerisinde gerçekleşebileceği yönündedir.   Kaynak Tera Yatırım

Hibya Haber Ajansı

Benzer Haberler